Mesnevi · Cilt 3

Fil ve Karanlık Oda

Karanlık bir odaya konulan fili farklı insanlar dokunarak tanımaya çalışır. Herkes bir parçayı tanır ama bütünü göremez.

Görsel okuma

Bir kedi, bir terazi ve sorunun gücü

Mesnevî’nin anlatıları, yüzyıllar sonra farklı coğrafyalarda resimlenmeye devam etti.

Bir kedi, bir terazi ve sorunun gücü
The Walters Art Museum
CC0 1.0 · Kaynak · Lisans
Görseller yeniden boyutlandırılıp WebP biçimine dönüştürüldü; kırpılmadı.

Hindistan’da yapılmış bir Mesnevî resmi

Görsel, Walters Art Museum’daki W.626 yazmasının 255a yaprağıdır. Müze, sahneyi misafirlere alınan eti kedinin yediği iddiası üzerine kediyi tartan adam olarak tanımlar. Resim bir anlatının sonraki dönemde nasıl görüldüğünü gösterir; Mevlânâ’nın yaşadığı döneme ait bir fotoğraf veya onun çizimi değildir.

Özetten yeniden metne dönmek

Bir hikâyenin kısa özeti olay örgüsünü hatırlatır, ancak metindeki anlatıcı değişimlerini ve araya giren yorumları taşıyamaz. İlk okumada ne olduğunu, ikinci okumada kimin konuştuğunu, üçüncü okumada ise anlatıcının okura hangi soruyu yönelttiğini not edin. Sonucu tek bir öğüt cümlesine sıkıştırmadan farklı yorum ihtimallerini açık bırakın.

Resimle metni karşılaştırın

Sayfadaki metin ile resim, aynı kitabın iki ayrı anlatım katmanıdır. Ressam bir anı seçer; şiir ise o anın öncesine, sonrasına ve başka bir hikâyeye uzanabilir. Kısa bir çalışma için görselde gördüğünüz ayrıntılarla metinden öğrendiğiniz bilgileri iki ayrı sütunda yazın. Böylece bakarak kurduğunuz yorumla kaynakta bulduğunuz bilgiyi ayırabilirsiniz.

W.626 yazmasının tamamlanma yılı
1663
Buradaki yaprak
255a
Katalogda belirtilen üretim yeri
Hindistan
Reklam Alanı

Fil ve Karanlık Oda

Mesnevi'nin en derin hikayelerinden biri olan bu kıssa, insan bilgisinin sınırları ve hakikatin bütünlüğü üzerine düşündürür.

Hikayenin Anlatımı

Hindistan'dan getirilen bir fil, karanlık bir odaya konuldu. İnsanlar fili görmek için odaya girdiler ama hava o kadar karanlıktı ki hiçbir şey görünemiyordu. Herkes elini uzatarak fili hissetmeye çalıştı.

Birinin eli filin hortumuna değdi. "Fil oluk gibi bir şeydir" dedi.

Bir diğeri kulağına dokundu. "Fil yelpaze gibi büyük, yassı bir şeydir" dedi.

Bir başkası bacağına değdi. "Fil sütun gibi silindir şeklindedir" dedi.

Sırtına dokunan ise: "Fil taht gibi geniş ve düzdür" dedi.

Herkes kendi dokunduğu kısmı tarif ediyordu. Ama kimse filin tamamını göremiyordu.

Öğretisi

Mevlânâ şöyle der: Eğer herkesin elinde bir mum olsaydı, aralarındaki bu ihtilaf kalmazdı. Hakikatin tamamını ancak "nur" görebilir — yani Allah'ın verdiği ilahi ışıkla.

İnsan aklı ve duyuları bize hakikatin yalnızca bir parçasını verir. Bütünü görmek için daha yüce bir bakışa ihtiyaç vardır. Bu hikaye, farklı din ve düşüncelerin aynı hakikatin farklı yönlerini anlatmakta olduğunu da simgeler.

Reklam Alanı

Diğer Hikayeler

Padişah ve Hasta Cariye
Padişah, kimse iyileştiremediğinde bir cariyeyi Allah'ın yardımıyla kurtarır. İlahi sırrın keşfi.…
Papağan ve Tüccar
Bir tüccarın kafesteki papağanı özgürlük için akıllıca bir plan kurar. Özgürlük ve aldatıcı görünüş …
Âşık ile Sevgili
Uzun yıllar sevdiğinin kapısını çalan âşık, sonunda "Kim o?" sorusuna "Senin" cevabını verir. Bu and…
Biraz daha yakından

Kıssadan metnin bütününe

Özet ile asıl metin

Bir hikâyenin günümüz diliyle anlatılması, eserin kelimesi kelimesine tercümesi değildir. Olay örgüsünü öğrendikten sonra metnin önceki ve sonraki beyitlerine dönmek, anlatının hangi soruya karşılık geldiğini görmeye yardımcı olur.

Bir hikâyeyi nasıl inceleyebilirsiniz?

Kişileri, onların bilgi sınırlarını ve anlatıcının açıklamalarını ayrı ayrı not edin. Hikâyeyi yalnızca tek cümlelik bir dersle kapatmadan, hangi farklı yorumlara açık olduğunu düşünün. Bu yöntem editoryal okuma önerisidir.

Buradaki kaynakça genel okuma bağlamı sunar. Her hikâyenin özel defter/beyit bilgisi kendi kaydı üzerinden kontrol edilmelidir.

Kaynakça

Kaynak kontrolü: · Metin: site editoryası